Son dakika haberi! Gezi Davasında Verilen Mahkumiyet Kararlarının Peşinden Başlayan Adalet Nöbeti’nin 100. Gününde İstanbul’dan Davet: “Gezi’den Elinizi Çekin,…

0

Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

Gezi Parkı davası tutuklamalarına karşı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul Büyükkent Şubesi önünde başlatılan nöbetin 100’üncüsü bugün tutuldu. Şube Başkanı Esin Köymen, “Bu ülkenin en görkemli halk hareketi olan Gezi Direnişi’ne haiz çıkmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Arkadaşlarımızı derhal özgür bırakın, bu hukuksuzluğa bir an ilkin son verin. Gezi’den ve arkadaşlarımızdan elinizi çekin” dedi.

TMMOB İstanbul Büyükkent Şubesi önünde Gezi Parkı davası kapsamında tutuklanan iş insanı Osman Kavala, avukat Can Atalay, mimar Mücella Yapıcı, belgeselci Mine Özerden, akademisyen Hakan Altınay, şehir plancısı Tayfun Kahraman ve film yapımcısı Çiğdem Mater için başlatılan “Gezi İçin Adalet Nöbeti” bugün 100’üncü gününde.

Bugünkü nöbete Gezi davası tutuklularının yanı sıra CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP İstanbul Milletvekilleri Züleyha Gülüm ve Musa Piroğlu ile Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da katıldı.

Nöbet sırasında sık sık “Her yer Taksim, her yer direniş” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.

Ortak açıklamayı okuyan TMMOB İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Esin Köymen, “Osman Kavala’nın ağırlaştırılmış müebbet, aralarında Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ve Can Atalay’ın da bulunmuş olduğu 7 arkadaşımızın da 18’er yıl hapse mahküm edilmiş olduğu Gezi Davası karar duruşmasının üstünden 100 gün geçti” hatırlatmasını yaptı. Köymen, şunları söyledi:

“ARKADAŞLARIMIZIN MASUMİYETİNE İNANIYORUZ: Osman Kavala tam bin 737 gündür, öteki arkadaşlarımız da 100 gündür gerekçesiz ve suçsuz yere cezaevinde tutuluyor. Arkadaşlarımızın masumiyetine inanıyor, bu hukuksuzluğu kınıyoruz. Meslek alanlarımızın tarihsel birikimle oluşmuş temel ilkeleri çerçevesinde halka ilişik olanı korumak, kamu yararını korumak için çaba sarfetmek biz mühendis, mimar ve kent plancılarının temel görevidir. Bu vazife doğrultusunda, İstanbul’un en mühim kamusal alanlarından kabul edilen Gezi Parkı’nı korumak, ‘Gezi Parkı park olarak kalsın’ diye savaşım etmek mesleki etik ilkelerimizin bir gereğidir. 2013 haziranında korunması ihtiyaç duyulan yalnızca kamusal alanlar da değildi üstelik. İktidarın baskıcı politikaları, temel hak ve hürriyetleri günden güne askıya alması yurttaşların nefes almasını daha da zorlaştırıyor, ülkenin geleceği karanlığa gömülüyordu.

AKP, GEZİ’Yİ KARALAMAYA ÇALIŞTI ANCAK HEP BAŞARISIZ OLDU: Aydınlık bir geleceği korumak için çaba sarfetmek, fikir ve ifade özgürlüğüne sahiplenmek iradesi ile organik alanlarımızı, meralarımızı, kıyılarımızı, ormanlarımızı, kamusal alanlarımızı koruma düşüncelerinin kesiştiği simgesel bir mekana dönüşmüştü Gezi Parkı. Farklı savaşım alanları kesişti ve ülkemizin toplumsal savaşım geçmişine kazınacak bir halk hareketine dönüştü. Toplumun ortak değerlerini tek tek ana paraya altın tepside sunan, bu gerçekliği örtmek suretiyle gerici bir cemiyet inşa etmeyi deneyen, hanıma, değişik cinsel yönelimlere, sanata, etnik ve kültürel değerlere hücum eden iktidarın siyasal temsilcisi AKP’nin karşısına dikildi milyonlar. Yaşadığı yenilginin yarattığı öfkeyi dizginleyemeyen AKP, onlarca kere yargılamaya, karalamaya çalıştı Gezi’yi sadece hep başarısız oldu.

GEZİ DİRENİŞİ’Nİ SUÇLAMAYI AMAÇLADILAR: Uzun ve belirgin hukuksuzluklar içeren bir takım girişimin arkasından son olarak kendi partisinden milletvekili aday talibi olan bir yargı mensubu üstünden arkadaşlarımızı ve Gezi Direnişi’ni suçlamayı amaçladılar. Arkadaşlarımızın nezdinde milyonların örgütlülüğünü, milyonların talebini hapsetmek istiyorlar. Biliyoruz ki bugün yaşanmış olan derin yoksulluktan, ülkenin çöküşünden çıkışın yolu Gezi Direnişi’nde ayağa kalkan milyonların örgütlülüğünden geçiyor. Hukuksuz tutuklama kararlarının verildiği günden itibaren başlattığımız ve bugün 100’üncü gününe giren hakkaniyet nöbetleri vesilesiyle bir kez daha hatırlatıyoruz.

GEZİ KAZANACAK: TMMOB ve bağlı odaları olarak, mesleki ve teknik bilgimizi halkın yararına kullanmaya devam edeceğiz, arkadaşlarımızı asla yalnız bırakmayacağız ve bu ülkenin en görkemli halk hareketi olan Gezi Direnişi’ne haiz çıkmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Adalet nöbetlerimizin 100’üncü gününde bir kez daha sesleniyoruz. Arkadaşlarımızı derhal özgür bırakın, bu hukuksuzluğa bir an ilkin son verin. Gezi’den ve arkadaşlarımızdan elinizi çekin ve şunu bilin ki; biz kazanacağız, Gezi kazanacak.”

MÜCELLA YAPICI: NÖBETİN BİR AN ÖNCE BİTMESİNİ DİLİYORUM

Ortak açıklamanın ardından Gezi tutuklularının yakınları söz aldı. Mücella Yapıcı’nın kızı Burcu Yapıcı, bugün cezaevini ziyaret ettiğini söyledi. Burcu Yapıcı annesi Mücella Yapıcı’nın 100’üncü gün için “100 gündür bıkmadan, usanmadan sürdürmekte direnme ettiğiniz nöbetin bir an ilkin bitmesini can-ı yürekten temenni ediyorum. Hepinizi destekleri ve dayanışması için can-ı yürekten kucaklıyorum. Yaşasın dayanışma” mesajını gönderdiğini aktardı.

TAYFUN KAHRAMAN: BU KARANLIĞI HEP BERABER YIRTACAĞIZ

Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman, nöbete katılanlara teşekkür etti. Kahraman, “Biz bugün 100’üncü günde, 100 tane sual sorduk fakat senelerdir biriken cevabı verilmemiş, dillendirilememiş birçok sual bulunduğunu ihmal etmeyin. Herkes sorusunu sorsun diye hepimize seslenmek isterim” dedi. Kahraman, eşi Tayfun Kahraman’ın cezaevinden gönderdiği şu mesajı okudu:

“Sevgili dostlar, bugün 100’üncü gün. Sizlerden, ailelerimizden, öğrencilerimizden, özgürlüğümüzden kopartılışımızın 100’üncü günü. Adaletsizlik, hukuksuzluk hala devam ediyor. Bizler de siz değerli ziyaretçilerimizin destekleriyle, dört duvar içinde olsak da bu memleket için adaleti, demokrasiyi, eşitlik ve kardeşliği savunmaya, Gezi Direnişimize haiz çıkmaya devam ediyoruz. Bu hukuksuz tutukluluk 100’üncü gününe gelse de siz değerli ziyaretçilerimizin destekleri, bizlere büyük bir güç veriyor, dayanışmanız cesaretimizi artırıyor. Biliyoruz ki bu kararlılığı hep birlikte beraber yırtacak, demokratik ve adil bir memlekette, özgür ve kardeşçe yaşayacağız. Özgür ve güneşli günlerde sokaklarda dolaşacağımız, buluşacağımız günler yakın. Hepinizi hasretle kucaklıyorum. Sevgi ve selamlarımla Tayfun Kahraman.”

CAN ATALAY: DİRENİŞİN KİRPİĞİNİ DAHİ YERE DÜŞÜRMEYEN ARKADAŞLARA SELAM

Can Atalay’ın mesajını ise annesi Şükran Atalay okudu. Şükran Atalay, oğlu Can Atalay’ın “100 gündür sesimiz olan Gezi Direnişi’nin kirpiğini dahi yere düşürmeyen tüm arkadaşlara oldukca merhaba” mesajını gönderdiğini aktardı.

Atalay’ın babası Mustafa Atalay da “Gezi eylemleri, her insanın kendi itirazlarını alarak eylemlere katılmış olduğu bir davranıştır. AKP iktidarının ilk sarsıldığı, ilk düşüşe başladığı eylemdir Gezi. Bu birlikteliklerimizi çoğaltarak devam edersek demokrasiyi kuvvetli hale getiririz. Bu savaşım senelerdir devam ediyor. Her periyodu geçirdik fakat o dönemlerde de dik durduk, şimdi de dik duruyoruz ve hepinizin de dik duracağına inanıyorum” diye konuştu.

MİNE ÖZERDEN: KANUNLAR NEDEN UYGULANMIYOR

Mine Özerden’in annesi Halide Özerden de söz aldı. Özerden, Mine Özerden’in cezaevinden yönelttiği şu soruları aktardı:

“Anayasa, kanunlar, insan hakları bir tek yazılı metinler midir, niçin uygulanmıyorlar? Kuvvetler ayrılığı yok edildiyse, güvenilecek bir yapı kalmış mıdır? Söyleyen güçlüyse yalan, yalan olmaktan çıkar mı?”

Gezi Parkı direnişi sırasında yaşamını yitirenlerin isimleri de tek tek okunarak “Burada” denildi. Nöbetin 100’üncü günü için Gezi tutukluların hazırladığı 100 sorunun da okunmasıyla nöbet sonlandı.

İstanbul Güncel Haberler Son Dakika

Leave A Reply

Your email address will not be published.