Son dakika: Bakan Mehmet Nuri Ersoy’dan Habertürk’e açıklamalar

0

Bakan Mehmet Nuri Ersoy’dan Habertürk’e açıklamalar

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Serap Belet, Kübra Par ve Kürşad Oğuz’un sorularını yanıtladı. Konuşmasında gündemin sıcak mevzusuyla ile başlamış olan Bakan Ersoy, “Bunun yaşam tarzına müdahale gibi algılatılması bencil ve bir o kadar sinsice. Bu üzerinde siyaset yapılacak bir konu değil. Ortak mutabakat ile çözüm bulunulması gereken bir konu. Pandemide hızlı bir şekilde güvenli sertifikasyon programını başlattık. Herkes uyum sağladı ve başarıyla pandemi sürecini yürüttük. En az hasarla çıktık. Bugün gastronomi zirvesi vardı. Orada arkadaşlara da söyledim. Güvenli turizm sertifikasyon programında olduğu gibi yine aynı şekilde sesi ve ses kirliliğini yönetebileceğimiz bir mutabakatta, sertifikasyonda uzlaşabilirsek aldığımız kararlarla yönetebiliriz. Önemli olan bütün herkesin mutabakatını sağlayarak, başkalarının da haklarını koruyarak” ifadelerini kullandı.

YENİ TURİZM HEDEFİ

Turizmde hedefin 42 milyon gezgin ve 35 milyar dolar bulunduğunu açıklayan Bakan Ersoy, “Biz şimdi 2019 rakamlarının üzerine çıkacağız. Ortadoğu pazarlarında sıkıntı yok. Suudi Arabistan’la ilişkilerimiz yeni düzeldi. Suudi Arabistansız verileri karşılaştığımızda ilk üç aya baktığımızda 147 bin turist gelmiş körfez ülkelerinden bu sene 167 bin gelmiş. İran’da bir sıkıntı yok zaten. Körfez ülkeleri sayıca düşüktür, konaklama, alışveriş harcaması yüksektir. Nisan ayı Ramazan’a denk geldi. Ama Ocak-Şubat-Mart verilerine baktığımızda sıkıntı yok, yüzde 13 artış var. Suudi Arabistan’la uçak tarifeli seferler başladı. Oradan hızlı bir şekilde yükselme olacaktır. Karadeniz’deki savaş sebebiyle rakam beklentimizi köşeye koyduk. 42 milyon turist 35 milyar hedefimizi sağlayacağız” diye konuştu.

Bakan Ersoy’un açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“FAZIL SAY SES KİRLİLİĞİNDEN KONSERLERİNİ İPTAL ETTİ”

Müzikle ilgili mevzuya oldukça geniş kapsamlı bakmak lazım. Kültür ve Turizm Bakanı olması vasfıyla doğal ki normalleşme taraftarıyım. Bu hükümetin de görüşü. Ancak ihtiyaçlara devlet aklıyla yaklaştığınızda yalnız bir kesimin değil tüm kesimlerin haklarını gözetmeniz lazım. İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yönetmeliğine vurgu yapıyor. Ses kirliliğiyle savaşım anlamında bazı şeyleri belirtmek isterim. Ana sorun da burada başlıyor. Fazıl Say’ın röportajını okudum bugün. Bu arada sayın Say babasını yitirdi geçen gün. Mekânı aden olsun, sayın Say’ın başı sağolsun. Sabırlar arzuluyorum. Piyanist Fazıl Say, dinlence bölgelerindeki mekânlardaki yüksek ses yalnız çevredeki insanların değil konserleri etkilediğini söylemiş oldu. Ses kirliliğinden turistler otelleri terk etmiş olduğu için otellerin kapatılma sonucu alındı. Ses gece 2’ye kadar 3’e kadar sınırsız şekilde devam ediyor. İnsanlar otelleri terk etmeye başlıyor.

Müziği ile öne çıkan Yunanistan’ın Mikonos adasında bile saat 00.00’dan sonrasında müzik yayını kesiliyor. Bunun yaşam tarzına müdahale şeklinde algılatılması egoist ve bir o denli kurnazca. Bu üstünde politika yapılacak bir mevzu değil. Ortak mutabakat ile çözüm bulunulması ihtiyaç duyulan bir mevzu. Pandemide süratli bir halde güvenli sertifikasyon programını başlattık. Herkes uyum sağlamış oldu ve başarıyla pandemi sürecini yürüttük. En azca hasarla çıktık. Bugün gastronomi zirvesi vardı. Orada arkadaşlara da söyledim. Güvenli gezim sertifikasyon programında olduğu şeklinde gene aynı şekilde sesi ve ses kirliliğini yönetebileceğimiz bir mutabakatta, sertifikasyonda uzlaşabilirsek aldığımız kararlarla yönetebiliriz. Mühim olan tüm her insanın mutabakatını sağlayarak, başkalarının da haklarını koruyarak. Fazıl Say oldukça açık bir halde ‘Ben konserlerimi yapmayacağım’ diyor. Pandemiden ilkin otelimi satacağım diyen oldukça şahıs olmuştu. Sektörün mühim kişiler, bu işin ekonomisini yöneten kişilerle mutabakat yapılır. Bu işin teknolojisi var. Belli bir saatten sonrasında içeri girilmek kaydıyla bu desibel yönetilebilir.

“BİRİLERİ MUTLU OLURKEN BİRİLERİ MUTSUZ OLMASIN”

Saat 01.00’den sonrasında meydana getirilen konserden anlatmak binde 1’i konuşmak şeklinde. Arkadaşlara ‘süratli bir halde derhal toplanalım’ dedim, bunu süratli bir halde çözelim. Birimiz mutlu olurken birilerini mutsuz etmeyelim. Ortak mutabakat sağlayarak çözelim. Bunu da elbirliği ile çözeceğiz. Güvenlik Turizm Sertifikası mutabakatla hayata geçti. Bunu da kısa bir sürede çözeriz. Sadece niyet oluşması mühim. Bence artık niyet de oluştu. Bunu birkaç hafta içinde çözeriz.

“GEÇEN SENE SERTİFİKASYON PROGRAMI İYİ ÇALIŞTI”

2019’u Türkiye tarihinin rekorlarını kırarak kapatmıştık. Her yıl rekorları egale ederek devam edeceğiz derken maalesef pandemi oldu. Gelirde 12 milyar dolara geriledik. Geçen yıl sertifikasyon programı iyi çalıştı, turizmde yükseleceğiz demişti. Bizi hayalcilikle suçlayanlar oldu. 30 milyon gezgin 24,5 milyar dolar gelirle kapattık. Bu yıl 40 milyon gezgin 35 milyar dolar gelir hedefi koyduk. Bu hedeften sonrasında Karadeniz’de harp başladı biliyorsunuz ki.

“İYİ TANITIM SİLAHINI OLUŞTURMAMIZ LAZIM”

2019’da 2023 gezim stratejilerini açıklamıştık. En oldukça vurguladığımız mevzu pazar çeşitliliği sağlanmasıydı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nı yasalaştırıp, gezim hayatına soktuk. 100 senedir hayatımızda olan bir ajanstan bahsediyorum. 1919’da ilk kez İtalyanlar tarafınca ortaya çıkarılmış bir kurum. Türkiye şeklinde jeopolitik konumda yaşıyorsanız, geçmişte krizler vardı, bugün de var, emin olun bana gelecekte de olacak. Bu krizlere bağışıklı olmalısınız. Bunun da tek bir aşısı var; pazar çeşitlemesi. Turizm Geliştirme Ajansı şeklinde oldukça iyi tanıtım meydana getirecek bir tabanca oluşturmanız lazım.

“ÇOK YOĞUN VE ETKİLİ TANITIM YAPAN BİR ÜLKEYİZ”

Pazar çeşitliliğine devam edeyim. Biz Turizm Geliştirme Ajansı’nı hayata geçirdik. Üyeleri sektörden seçiliyor. Hep devletten değil devletle birlikte devam edeceğiz. Devlet de bunun içine tanıtım katkısıyla giriyor, sektörden de kaynak toplanıyor. Onlar da seçimle geliyor. Ağırlıklı olarak {özel sektör} temsilcileri var. Biz kamu olarak orada azınlığız. Tanıtım yaptıkça cirolar artıyor, cirolar artınca tanıtım artıyor. 2019’da oldukça yoğun tanıtım yaptık. Pandemide bunun etkilerini gördük. Son 2 yıla baktığımızda dünyada açık ara en yoğun ve etkili tanıtım meydana getiren ülkeyiz.

“PANDEMİDE DÜNYADAN DAHA HIZLI ÇIKTIK”

Eleştirilmek güzel bir şey, fena bir şey değil. Haklı eleştiriler var ise ayıklarız. Can kulağı ile dinleriz. Bu bizlere kıymet ve düşünce katıyor. Yoğun tanıtımlar sonrasında, pandemi süreci başladığında dünya averajında oldukça daha azca küçüldük. 65-68 bandında küçüldük. Çıkış başladığında dünyadan oldukça daha süratli çıktık. Yüzde yüz artışa sıçrayabildik. Biz başarıyla bu süreci yönetebildik. Pandeminin etkilerinin azalmasıyla beraber Ekim ayı itibarıyla pazar çeşitliliğine geri döndük. 140 ülkede etkili tv ve dijital reklamlar PR yapıyor. En oldukça yolcu veren 30 kadar ülkede oldukça yoğun tanıtım yapıyoruz. Oralarda ulusal haber yayınlarını kullanıyoruz. Dünyanın birçok noktasında devletimizde editörler, youtuber, blogerleri tertipli bir halde ülkemize getiriyoruz. Gazeteleri, dergileri yoğun şekilde kullanıyoruz.

“SON 3 AYA BAKTIĞIMIZDA YÜZDE 13 ARTIŞ VAR”

Biz aslına bakarsan çeşitleme atağını başatmıştık. Savaşla beraber bunun avantajlarını görmeye başladık. Biz 42 milyon gezgin hedefine sadığız. Eskiden Ortadoğu kategorisinde görünüyorduk. Artık İspanya ve Yunanistan şeklinde ülkeleri denk marka alıyoruz onları hedef alıyoruz. Batı pazarlarında, İngiltere’den en iyi gezgin aldığımız 2019. Biz şimdi 2019 rakamlarının üstüne çıkacağız. Ortadoğu pazarlarında sorun yok. Suudi Arabistan’la ilişkilerimiz yeni düzeldi. Suudi Arabistansız verileri karşılaştığımızda ilk üç aya baktığımızda 147 bin gezgin gelmiş körfez ülkelerinden bu yıl 167 bin gelmiş. İran’da bir sorun yok aslına bakarsan. Körfez ülkeleri sayıca düşüktür, konaklama, alışveriş harcanması yüksektir. Nisan ayı Ramazan’a denk geldi. Ama Ocak-Şubat-Mart verilerine baktığımızda sorun yok, yüzde 13 artış var. Suudi Arabistan’la tayyare tarifeli seferler başladı. Oradan süratli bir halde yükselme olacaktır. Karadeniz’deki harp sebebiyle sayı beklentimizi köşeye koyduk. 42 milyon gezgin 35 milyar hedefimizi sağlayacağız.

“TURİZMİ 81 İLE YAYMAMIZ LAZIM”

2023 gezim stratejilerine baktığımızda hedeflerden biri turizmi 81 ilimize yaymaktır. Kültür, gastronomi, etkinlik, organik gezim şeklinde sebeplerle gelmesi gerekiyor. Pandemi bazı şeyleri erteledi. İnsanlar belli noktalara gitmek istedi. Dolaşmak istemedi, kara trafiğini azca kullanmak istedi. Rakip ülkelere baktığımızda onlarda kültür turizmi yüzde 40, bizde ortalama yüzde 20’ler civarında. Bizdeki pasta oranı değişmiş olur. 81 ile yaymanız gerekiyor, kültür silahını kullanmanız gerekiyor bir de nitelikli turisti daha çok hedeflemeniz gerekiyor. 12 aylık arkeoloji programını başlattık. Kazı programında bir devrimdir. 153 kazı başkanlığı vardı. 37 tanesi yabancılar tarafınca yapılıyordu. 12 ay süresince kaynak aktarıyorsunuz. Belli dönemlerde raporlamasının da hazırlanması gerekiyor. Tertipli ve sürdürebilir 3 senelik anlaşmalar yapıyoruz kazı başkanlıklarımızla. Daha fazla ören yeri gezilebilecek noktaya geliyor böylelikle.

“11 TANE GÖBEKLİTEPE DAHA VAR ASLINDA”

Turist çekenlerin kazı oranlarını artıyorsunuz, yeni bölgeleri açıyorsunuz. Yabancı kazı başkanlıklarını süreleri artırın diyoruz. Biz de artık oralarda kazı hayata geçirmeye başlayacağız. Göbeklitepe, Göbeklitepe ile sınırı olan değil. 11 tane daha Göbeklitepe var aslen. Daha fazlası var. Orada dünyanın en büyük arkeoloji operasyonu. İnanılmaz ilgi uyandırdı. 8 ülkede 12 üniversite ve akademi dahil oldu, devletimizde de 12 akademi ile ortak emek verme yapılıyor. Dünyanın sıfır noktasını vurgulamak istiyoruz. Bizim doğu ve güneydoğuyu kalkındarmamız açısınan oldukça mühim bir nokta gezim. Şu an orada Türk kazı başkanımız var, Almanlar da destek veriyor. Karşılama noktaları yapıyoruz, ara istasyonlar yapıyoruz. 100 kilometrelik bir hat üstünde yayılmış durumda. Rotalar yapıyoruz. Urfa’yı Mardin’e, Diyarbakır’a bağlıyoruz. Süreyi uzatmamız gerekiyor.

“EN ÖNEMLİ SIKINTI TERÖRLE MÜCADELEYDİ”

O denli oldukça yerimiz var ki. Gerekli yatırımları yaptıktan sonrasında aşama aşama çıkması mühim. Göbeklitepe yada bizim deyimimizle taş tepeler grubu Mısır piramitleri her neyse bizim için de o anlama gelecek. Biz daha evvelde de turizmde de parlayabilirdik. En mühim sıkıntılardan biri terörle mücadeleydi. Ne yapmış olursanız yapın güvenlik algısını çözemediğiniz süre karşılıksız kalır. Türkiye terörle mücadelede sonuçlar aldı, sınırların dışına çıkarmayı başardı. Fazlaca daha önemlisi buralarla ilgili belli ulaşım altyapısını yapmanız gerekiyor. Havalimanı, bağlantı yollarını yapmanız lazım. Fazlaca çağdaş yollar, her noktaya ulaşabileceğiniz havalimanları. Bu da çözülmüş durumda şu anda. Tanıtımla beraber yine hızla bir artış olacak şimdi.

“YÜKSEK REYTİNGLİ KANALLARDA TANITIM YAPILIYOR”

Tanıtım desteği veren produksiyonları destekliyoruz. Bizim devletimizde çekim yapması mühim. Kimsenin gelmesini beklemiyoruz artık. Ne Türkiye eski Türkiye ne sektör eski sektör, ne de Bakanlığımız eski bakanlık. Biz kendi tanıtım filmlerimizi çekiyoruz. Dünyanın her noktasında, reytingi en yüksek kanallarda bu tarz şeyleri gösteriyoruz. Bizde potansiyel var. Ürünün sürekliliğini sağlamanız lazım, o da çözüldü şu anda.

“ERKEN REZERVASYONLARDA YÜZDE 13 ARTIŞ VAR”

İlk üç aylık veriler açıklandı. 2019’a kıyasla yerli turistte yüzde 13 artış var. Erken rezervasyona baktığımızda yüzde 13 bir artış var. Yabancıya gerçek kur uygulanıyorsa, yerli turiste düşük kur uygulanabiliyor. Nete bakacak olursak 3 aylık gerçekleşme yüzde 13, 2019’un üstünde. İleriye dönük erken rezervasyon rakamlarına baktığımızda aynı düzey ile karşılaştık.

“GIDA TEDARİĞİ NOKTASINDA SIKINTIMIZ YOK”

Tarım Bakanlığı her sürem başlangıcında gezgin konaklama dağılımı alır. 42 milyon gezgin bu şekilde blok olarak gelmesin doğal. Onu yaydığınızda averaj nüfusa tesiri 1,5-2 milyon. 85 milyonda 1,5-2 milyon. Ortalama yüzde 3-4 tüketime tesiri gelir. Benim kendi otel grubum var, biliyorsunuz ki. Bir tedarik sıkıntımız yok. Gıdada tedarik sıkıntısı yaşanacağını sanmıyorum.

“5 YILDIZLI ÜCRETSİZ HALK PLAJLARI YAPIYORUZ”

2019’daki yasal değişikliklerde yetki aldık. Kamu plajı yapabiliyoruz. Parasız halk plajlarına baktık. İlk Bodrum ve Çeşme’de yaptık. Marmaris, Antalya’da, Manavgat’ta yaptık. Tamamen girişler parasız, yeme içme de otellere bakılırsa oldukça oldukça düşük fakat 5 yıldız standartında. Her yerden oldukça talep gelmeye başladı. Bu yıl 2 tane Beldibi’nde açıyoruz. Boş kalmış kamu arazilerini talep ettik. Sırayla parasız halk plajı yapıyoruz. Çok da fazla iyi hizmet ve tepki alıyoruz. Sembolik de olsa ücret alacaksınız ki orası işgal edilmesin. Dört dörtlük hizmet veriyoruz. Mühim olan hizmetin aksamadan, konforlu gitmesi.

“KAMUOYUNUN AYASOFYA’DAKİ TEPKİSİ SEVİNDİRİCİ”

Ayasofya aslen Diyanet tarafınca işletiliyor fakat iyelik vakıflar hem bizim bakanlığımız ve valilik restorasyon çalışmalarını yürütüyoruz. Koruma için lüzumlu önlemleri alıyoruz aslına bakarsan. Muhtemelen bazı bilinçsiz hareketler olmuş olabilir. Toplasanız iki tane olmuş. Biz orada müdahale yapmadan ilkin ne olursa olsun labaratuvar sürecinden geçiriyoruz. Hocalar onayladıktan sonrasında kontrollü şekilde müdahale ediyoruz. Kapı iki üç gün içinde onarıldı. En oldukça sevindirici nokta kamuoyunun tepki göstermesi. Bu şekilde bir hassasiyetin olması bizim için otomatik denetim mekanizması. Bizim her yerde denetimle yükümlü olduğumuz bölgeler var. Son zamanlarda kaçakçılıkla, gömü avcılığı ile ilgili hassasiyetler oluşmaya başladı. Bu da bizim teşvik ettiğimiz nokta. Sosyal medyada başta bizi hastaglayıp yayınlıyorlar o da bizlere ulaşıyor. Vatandaşlarımızın duyarlı olması noktasında seviniyorum. Ayasofya’da kamera düzeni, güvenlik personelin arttırılmasına kadar birçok tedbir alındı. Hafıza kartları var. Biz yeterince güvenlik görevlisini oluşturuyoruz.

“5 MİLYONUN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ ALIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM”

Müzeyken 3.7 milyon rakamlarını görmüştük. Bu yıl 3.7 milyonu geçeriz muhtemelen. 5 milyonun üstünde ziyaretçi alır diye düşünüyorum. Bizim Ayasofya haricinde da Sultanahmet, Eyüp Sultan, Selimiye, Trabzon Ayasofya, İznik Ayasofya, Sümela Manastırımız var. Ayasofya’ya karşı oradan anı almak isteyen bilinçsiz zihniyet olmuş olabilir. Olay olmak için bilgili de olmuş olabilir. Bizim temel görevini kayıt altına alıp güvenlik ortamı oluşturmak ve bu işi yönetmek.

UNESCO’NUN AYASOFYA’NIN KULLANIMINA İLİŞKİN YAKLAŞIMI

UNESCO ile de oldukça görüşüyoruz. Biroldukça tescil yapımız var. UNESCO diyor ki, “siz bu biçim yapıları işlevine uygun kullanmanız gerekiyor, eskiden ibadethane olarak kullanılıyorsa şimdi de ibadethane olarak kullanılması tercih sebebimizdir’. Orijinal, ilk yapılış şeklinde uygun kullanılması bizim tavsiye sebebimiz diyor. Genel yaklaşım bu. Daha ilkin cami olarak kullanılan yapıdan bahsediyoruz. Bizim için oldukça kıymetli yapı. Bununla ilgili oldukça büyük emek harcamalar yapıyoruz. 2020’den itibaren hem valiliğimiz hem Kültür ve Turizm Bakanlığı ortak bütçe oluşturduk, bizzat sayın Cumhurbaşkanımız tarafınca takip ediliyor. Sultan türbeleri, sıbyan mektepleri ve duvarlarda onarım devam ediyor. İlk kere lazerle üç boyutlu tarama yapıyor, bütüncül planını hazırlıyoruz. Röleve, restarasyon, statikle ilgili projeleri bilim kurulu çerçevesinde hazırlıyoruz. Anıtlar Kurulu’ndan geçtikten sonrasında ana bina ve minarelerinde esaslı bir onarıma geçeceğiz.

“SİNAN VE FOSATTI’DEN SONRA EN YOĞUN ÇALIŞMA BİZİM DÖNEMİMİZDE”

Yıl sonuna kadar bütüncül proje yapacağız. Hazırlanan projeler statik, dinamik, restorasyonla ilgili bütüncül araştırmalardan ve kurulun onayından geçtikten sonrasında ana bina ve minarelerde onarıma geçeceğiz. Müzeyi Ayasofya’nın karşısında Sultanahmet Tapu binası var. O bizim bakanlığımıza tahsis edildi. Ayasofya ile ilgili müze yapacağız orada. Biroldukça ikonu vesaireyi oraya götüreceğiz. Biz o meydanın yoğun şekilde gezim meydanı olarak kullanılmasını istiyoruz. Bahçede olan parçalar da var. Yukarıdaki katlardaki parçalar var. Oradakiler ve depolarda oldukça yoğun araç-gereç var. O malzemelerin sergileneceği müze haline getireceğiz. Cumhurbaşkanı bire bir takip ediyor. Herhangi finansman sıkıntısı da yok. Bütçeleri hazır. Süratli bir halde bu emek vermeyi yapacağız. Mimar Sinan ve Fosatti zamanında yoğun bir onarım yapılmıştı. Onlardan sonraki en yoğun emek verme da bizim dönemimizde yapılacak.

AYASOFYA’DA SU HAZNESİNİN KIRILMASI

Her yere kamera montajı yapılmış oldu, bellek süreleri uzatıldtı. Şimdi 1 aylık 3 aylık bellek bantları koyuluyor. Yoğunluk arttıkça personel sayısı artıyor. 2 vaka oldu. Bir tanesi takibimizde. Su haznesinin kapağının kırılması. O da hasar değil, tümleme denilen bir şey var. Aslında yeni arkeoloji yaklaşımında eğer orijinal bir şey değilse, işlevini etkilemiyorsa, statiğinde bir sorun yaramıyorsa o şekilde koruyoruz. Yeni yaklaşım bu şekilde korumak. İhtiyaç yoksa tümleme yapmamanız gerekiyor.

“DÜNYADA EN ÇOK TURİST ALAN MEKANLARDAN BİRİ HALİNE GELECEK”

Yabancı turistler oldukça rahat bir halde giriyorlar. Hiçbir sorun yok. Fazlaca etkileniyorlar. Cami olmasını da beğeniyorlar. Müslüman turistlerde de oldukça artış var. Muhtemelen dünyada en oldukça gezgin alan mekanlardan biri haline gelecektir. UNESCO’da erişimde bir sorun olmaması icap ettiğini söylüyor. İslami şartlara uymak kaydıyla oldukça rahat bir halde ziyaret edilebiliyor.

KIZKULESİ RESTORASYONUNDA İKİ ÖNEMLİ HOCAYLA ÇALIŞIYORUZ

1998 senesinde restore edilmişti. Sonra da 49 senelik yap-işlet-devret olmuştu. Geçen yıl orayı geri aldık. Kızkulesi’ni alır almaz restorasyon programına aldık. İki tane mühim hocayla çalışıyoruz.
Zeynep Altunbay, Han Tümertekin hoca ile çalışıyoruz. 80 senedir orada restorasyon yapılıyor. Kızkulesi derken hangi Kızkulesi tartışması oluyor. Her dönem değişik değişik biçim almış. Nisan-Mayıs şeklinde açacaktık. Maalesef 80 yıl önceki restorasyonda beton temel araç-gereç olarak kullanılmış. Şu anda en oldukça uzak durulan araç-gereç. Demir ve deniz kumu kullanılmış. Duvarları açınca görüyoruz ki, kirişler ve kolonlar birbirine bağlı değil. Şiddetli depremde aşağı inmeleri devasa yükseklikte. Bazı dehlizlerde çöküntüler olmuş. Hem İTÜ hem de Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nden rapor istedik. Oradaki beton yükleri alabildiğimiz kadarıyla aldıklarımızı kaldıracağız. Bir kale şeklinde düşünün. Orası sur şeklinde olması lazım. Orijinalinde bir avlu olması lazım. Esas binanın üzerine yük bindiren şeyler yapılmış oldu. Aynı görünüm Galata Kulesi’nde de vardı. Personel soyunma odaları, ofisler vardı. Biz onların hepsini söktük, olması ihtiyaç duyulan, müze şeklinde müze kule haline getirdik. İnanılmaz karşılığını aldık. Zaten çevresinde bir sürü restoran kafe var. Ziyaretçi sayısında inanılmaz artış oldu.

“KIZKULESİ’YLE İLGİLİ BİRKAÇ SÜRPRİZİMİZ OLACAK”

Rapor çıkmak suretiyle, oldukça süratli hareket edeceğiz. Bizim öngörümüz hedefimiz yıl sonuna kadar tamamlamak. Bilimsel rapordan sonrasında ne yapacağından güvenli olabilirsek. Yeme içme işlevinden arındırılacak. Kule müze anlayışını öne çekeceğiz. Hikayesi ile teknolojiyi birleştirerek yine albeni haline gelecek. Birkaç sürprizimiz var, o da sürpriz kalsın.

“İSTANBUL ARANAN ŞEHİRLER ARASINDA BİRİNCİ ÇIKIYOR”

Fazlaca uzun süredir İstanbul birçok listeye giremiyordu. Şimdi son 2 senedir, pandemiye karşın birçok gezi dergisinde, gezim dergisinde Türkiye, İstanbul yine ilk 8’e, ilk 1’e giren unvanlar kazanmaya başladı. Siz devamlı bir halde tanıtmayı başarırsanız neticelerini alıyorsunuz. Şu anda en oldukça aranan şehirler içinde İstanbul birinci çıkıyor. Michelin’in dikkatini çekmişiz. Kendi gizli saklı müfettişleri var. Denetimlere başladılar. 11 Ekim’e kadar devam edecekler. Michelin yalnız şefi değil öncelikli olarak işletmeyi, restoranı seçiyor. Tatlı ve güzel bir rekabet ortamı sağlıyor. İstanbul’un markalaşması mevzusunda adımları süratli bir halde atıyoruz. Michelin’le öteki şehirlerimizi konuşmaya başladık.

“ÜRÜNÜN TERCİH EDİLDİĞİ ŞEHİR OLMAK ÖNEMLİ”

Gastrocity terimine gelelim. UNESCO tescilli Afyon, Urfa, Afyon var. Gastrocity ürünün üretildiği kent olmanız mühim fakat kafi değil. Gastrocity olmak istiyorsanız ürünün yendiği kent olmanız gerekiyor. Her türlü yemeğin yendiği yer olacaksınız. Sizin neyin mutfağını verdiğiniz oldukça mühim değil. Size özgü mutfaklarınız doğal ki avantajınız fakat Michelin’e girmek için kafi değil.

“ÖNEMLİ OLAN SÜRDÜRÜLEBİLİR TANITIM”

Bizim Türk kahvesi yerleşmeye başladı dünyada. Türk mutfağı haftası duyuru ettik. Yemek kitabı ile ilgili çalışmalarımız oldu. Hem Türkçe hem İngilizce. Uzman kişiler, ödüllü aşçılarımız, şefleri tarafınca hazırlanmış kitap. Çok da fazla tuttu. İçeriden de oldukça talep var. Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi sayın Emine Hanımefendi’nin himayelerinde yazılmış bir kitap. En son Oscar ödüllerinde dikkat ettiniz mi Türk menü vardı. Pide vardı. Pide oldukça rahatça dünyaya kabul ettirebileceğimzi, İtalyan pizzasına rakip olacak ürünümüz. Dünyanın en büyük şeflerinden biri pideyi bilhassa altını çizdi. Bizim oldukça kolay uygulanabilecek tatlılarımız var. Mühim olan sürdürebilir tanıtım. İletişim profesyonellerin, uzmanların işi. İletişim metodları her yıl değişiyor. Yeni mecralar gelişiyor. Uygar, yenilikçi ekipleri bünyenizde barındırmanız {özel sektör} şeklinde süratli hareket etmeniz lazım. Gençleri özendirip çalıştırmanız lazım, çalıştırıyoruz da.

“AVANTAJLARI NE KADAR ÖNE ÇIKARIYORSANIZ O KADAR BAŞARILISINIZ”

Bizde maalesef hep önyargılarla yaklaşım var. Sorunları çözmek için önyargıları bir kenara bırakmak lazım. Biz Bakanlık olarak Kültür Yolu Festivallerine oldukça ehemmiyet veriyoruz. Fazlaca kolay hazırlanan etkinlikler değil. Ilkin rotayı oluşturuyorsunuz. Yapıları restore ediyorsunuz. Ayağa kaldırdığınız yapıların içine ruh katıyorsunuz. Şehirlerinizi marka yapmak istiyorsanız, turizmde rekabet yapmak istiyorsanız, rakibiniz ülkelerden ayrışmak istiyorsanız, arkeolojik değerlerinizle, kültürel özellik, gastronomi ve yaşam tarzınızla yapabilirsiniz. Avantajlarınızı ne kadar öne çıkarıyorsanız o denli başarırsınız.

“AKM’NİN SAHNESİ BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE DEĞİŞEBİLİYOR”

AKM dünyanın son olarak teknolojik sahne sistemlerini kullanıyor. Devasa bir sahne sisteminden bahsediyoruz. 68 metre yükseklikte hareket eden çelik bir binanın hareketi. Boğaz Köprüsü’nün denizden yüksekliği 64 metre. Bu sahne monte edilirken ilkin 1. sahneyi monte ediyorsunuz, sonrasında oturmasını bekliyorsunuz. Dünyanın sahne mevzusunda uzmanlaşmış Wagner şirketi. Adamlar 150 senedir sahne yapıyorlar. 3 ila 8 milimetrelik sapma oranı olan sistemden bahsediyoruz. Birkaç dakika içinde sahne değişebiliyor. Şu anda hazır, temizlikleri yapılıyor. Sponsor TürkTelekom. Teknolojiniz yoksa haftada 1 gün konsere giderseniz. Bu sahne var ise haftada 3’e kadar çıkarsınız. Hatta oyun içinde sahneyi bile değiştirebilirsiniz. Oradaki emek vermeyi cep telefonundan yönetiyorsunuz. Bu şekilde bir sistemden bahsediyoruz.

“BEYOĞLU KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE 5 BİN KİŞİ SANATÇI OLACAK”

28 Mayıs’ta Beyoğlu Kültür Yolu Festivali başlıyor. Bu yıl Başkent Kültür Yolu ile birlikte yapıyoruz. Geçen seneyle kıyaslanmayacak kadar kapasiteleri artırdık. Şu anda 5 binden fazla sanatçının iştirakı ile gerçekleştirilecek. Biroldukça konserimiz var. Alman Senfoni Orkestrası var örneğin.

“KÜTÜPHANE METREKARELERİMİZİ BÜYÜTÜYORUZ”

Geçen yıl kitap sayısında artış olan yegane ülkeyiz. Her yıl kitap alım bütçemizi artırıyoruz. Kütüphane metrekarelerimizi büyütüyoruz. Daha işlevsel kütüphaneleri devreye almaya başladık. Basılı evrak sayılarımızı da büyütüyoruz. Kağıt ücretleri dünya genelinde, döviz bazında oldukça arttı. Kağıt fabrikalarının sayıları azaldı tekelleşti. Kağıdı kıymetli meydana getiren ambalajın pandemi ile beraber artması.

“ÖZEL TİYATROLARLA SÜREKLİ OLARAK GÖRÜŞÜYORUZ”

Pandemi öncesinde en oldukça desteği tiyatroya verdik. 56 milyona kadar çıktık. Tertipli olarak tiyatrocu arkadaşlarla toplanıyorum. Sektör temsilcinin önde gelenlerinden komisyon oluşturduk. Yönetmelik, yasa değişikliği taleplerini onların istediği şekilde gerçekleştiriyoruz. Onlara verilen katkıları artırdık, oyun desteği, gezme desteği verdik. Anadolu’nun her tarafına turnelere gitmelerini sağladık. Enerji ile ilgili bölümde dolaylı enerji desteğini artırdık. Mevzuatımıza uyuyorsa 200 civarında destek alan tiyatro vardı, 500’e yaklaştı. Tiyatro belgesi alması lazım Bakanlıktan. Başvuruyorsunuz, kriterler var, onları da biz belirlemiyoruz. Kriterlerin tamamını hususi tiyatrolarla beraber oluşturduğumuz komisyonda alıyoruz. Tüm bu kararları beraber alıyoruz. Onlarla mutabık kalmış olarak alıyoruz. Basında yalnız bir tiyatronun adını görüyoruz. Israrla bizlerden belge almamakta ısrar ediyor. Kuralları ben koyarım diyor. 490 tiyatro uymuş, 491’de mi sorun çıkıyor? Ben sisteme karşı çıkıyorum, aykırıyım diye bu işler yürümez. Bana oldukça gerçekçi gelmiyor. Niyeti siyasal geliyor.

“İSTANBUL’DA ŞU ANDA OTELLERDE YER BULAMAZSINIZ”

İstanbul son 1 haftadır bilhassa Ramazan’dan sonrasında 2019 verilerin üzerine çıktı. Günlük 42-43 bin yabancı gezgin girişi var. 15 milyona yakın gezgin gelmişti İstanbul’a, 2019’da. İnşallah o sayıları yakalayacağız, yakın bir sayıyla kapatacağız. Şu anda geçen senenin üstünde gidiyor. Yıl sonunda 2019 rakamlarını muhtemelen yakalayacak. Konaklama süreleri uzadı İstanbul’da. Otellerde yer yok şu anda. Gidin problem. Otellerde yer bulamazsınız.

“İSTANBUL’U HOMEPORT YAPACAĞIZ”

Fazlaca güzel kurgu yaptık. Adım adım projemiz var İstanbul’da. 81 ile aşamalı bir halde kaydırmak istiyoruz. Geçen dünyanın en büyük vapur geldi. Kosta ekibiyle ortalama 6-7 aydır konuşuyorduk. Homeport varış ve çıkış noktası olması. Geminin hareket noktası, başlangıç noktası, varış noktasının bu olması. Turistler İstanbul şeklinde cazibesi yüksek bir şehre iki gün evvelde geliyor. Bunun İstanbul’a daha oldukça faydası var. Hem şahıs başına harcanması daha yüksek oluyor. Uğrak noktasından olmasından oldukça homeport özelliği daha mühim. Şu an yeni meydana getirilen portlarda hepimiz Galataport’u örnek almaya çalışıyor. Limanda açılır, kapanır sistem yapılmış oldu. Gemi olmadığı süre denizle bütünleşiyorsunuz. Yaşam merkezi oluşturuldu, yeme, içme vs. İnanılmaz beğeniliyor. Birkaç yıl içinde ana hareket, operasyon noktasını İspanya’dan bizlere kaydırmak istiyoruz. Şu anda 200’den fazla rezervasyon gerçekleşti. Süratli bir halde Yenikapı Limanı’nı devreye almayı düşünüyoruz. Ulaştırma Bakanımızla da konuştuk.

“MODERN BİR LİMANA İHTİYACIMIZ VAR”

Şu anda mevcut portumuz var. Yenikapı’da şu şekilde bir özellik var. Sirkeci hattından Yenikapı’ya giden eski hat duruyor. Orayı nostaljik tren şeklinde bağlayıp, Yenikapı’yı da üst geçit olarak istasyona bağlayacağız. İstanbul için 4 gemilik bir pozisyon kafi değil. Gerekli altyapı oluşmuş durumda. Her yer homeport olması imkansız. Sizin havalimanına haiz olmanız lazım. İstanbul Havalimanı’na karşı sesler çıkıyor. 4 tane etken pisti aynı anda kullanıyorsunuz. Stok sınırlaması yok. Havalimanını oldukça ergonomik şekilde şehre, porta bağlamanız gerekiyor. Önümüzdeki ayda metrolar da bağlanacak. Ulaştırma Bakanlığı oldukça süratli çalışıyor. Yıl sonuna kadar raylı sistem bağlanmış olacak. Modern bir porta, limana ihtiyacımız var.

“BİZDEN BELGE ALINMASININ İLK ŞARTI BELEDİYELERDEN ALMAK”

Nitelikli turisti konsantre olup getirmek mühim. Nitelikli gezgin fake malı almaz. Bu işler sınıflandırma ve belli kurallar gerektiriyor. 2634 sayılı yasada yaptığımız oldukça rahat. Bizden belge almasının birinci şartı belediyeden de belge alması aslına bakarsan. Siyasi yaklaşmamak lazım. 13 bin otel sayısı muhtemelen 26 bini geçecek. Ilkin kayıt altına alma işlemini doğru yapmak lazım. Niye Michelin popüler, niye işletmeler yarışıyor? Tarafsız sınıflandırma, yansız denetim yaptığınız süre. İnsanlar ne ürün satın aldığını bilmek istiyor. Bu tertipli denetim altına alınmakla doğru orantılı bir şey. Ortamı, kuralları oluşturacaksınız. 1 yılda olmaz 5 yılda olur fakat yavaş yavaş süreç gerçekleşir.

“BEYOĞLU KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ KAÇIRILMAYACAK FIRSAT”

Yarın Beyoğlu Kültür Yolu ve Başkent Kültür Yolu lansmanımız var. 28 Mayıs’ta başlamış olacak. İstanbul ve Ankaramız tam anlamıyla kültüre doyacak. Yarından itibaren dijital medya ve toplumsal medya hesaplarından takip etsinler. 5 binden fazla Beyoğlu’nda olacak. Her gün yenileri ekleniyor. Ücretli, parasız etkinlikler, yabancı etkinlikler var. Kaçırılmayacak bir kültür sanat şöleni gerçekleştirilecek. Güzel ve keyifli bir ortam olacak.




Leave A Reply

Your email address will not be published.