Seçim güvenliğine gölge düşürme gayretinden ibarettir; saldırıya maruz kaldık, hukuki süreci başlatacağız

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sürpriz bir halde İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (SADAT) önüne gitti. Kılıçdaroğlu’na oldukca sayıda CHP’li vekil de eşlik ettik.

Burada bir izahat meydana getiren CHP lideri, “Önünde bulunduğumuz SADAT paramiliter bir kuruluştur… Burası terörist yetiştiren bir kurumdur” dedi. Seçim güvenliğinin mühim bulunduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Seçimi gölgeleyecek, seçimin güvenliği sarsacak herhangi bir şey olursa sorumlusu burasıdır ve Saray’dır” ifadelerini kullandı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başdanışmanı Adnan Tanrıverdi’nin kurucusu olduğu SADAT, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının peşinden iki ayrı izahat yapmış oldu. 

SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Melih Tanrıverdi imzasıyla meydana getirilen ilk açıklamada “İnternet köşelerinde çapulsuz ve okyanus ötesinden talimat alarak yayınlanan mesnetsiz ve provakatif iddialara, Ana muhalefet partisi liderinin de sahiplenmesini manidar bulmaktayız” denildi.

Açıklamada ek olarak “SADAT’ın yaklaşan genel seçimlerle ilişkilendirilmesi ise seçim güvenliğine gölge düşürme gayretinden ibarettir” iddiasında bulunulmuş oldu. 

Açıklamanın tamamı şu şekilde:  

“TİCARİ BİR ŞİRKETTİR”

  • SADAT, Türk Ticaret Kanunu’na doğal olarak faaliyetini sürdüren ticari bir şirkettir. SADAT kurulduğu tarihten bu yana pek oldukca kere maksatlı iftiralarla hakkında şike oluşturma çabalarıyla karşı karşıya kalmış; fakat çoğunlukla irdelemenin tarafı olmaktan kaçınarak çalışmalarına odaklanmıştır. SADAT ne bir paramiliter ordudur ne de milis gücü yetiştirir. SADAT’ın çatışma bölgelerinde herhangi bir faaliyeti de bulunmamaktadır. SADAT’ın Suriye iç savaşıyla ya da Suriye’den Türkiye’ye sığınma eden sığınmacılarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

“MESNETSİZ İDDİALAR”

  • Hakkımızda meydana getirilen mesnetsiz iddialarla ilgili kamuoyuna onlarca kere açıklamalarda bulunduk. İnternet sitemizde ve toplumsal medya hesaplarımızda şeffaflıkla yer edinen tüm açıklamalarımıza karşın; web köşelerinde çapulsuz ve okyanus ötesinden yönerge alarak gösterilen mesnetsiz ve provakatif iddialara, Ana karşıcılık partisi liderinin de sahiplenmesini manidar bulmaktayız.

“KILIÇDAROĞLU KIŞKIRTIP İFTİRA ATMIŞTIR”

  • SADAT’ın yaklaşan genel seçimlerle ilişkilendirilmesi ise seçim güvenliğine gölge düşürme gayretinden ibarettir. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanlığı koltuğunda oturan bir kişi, bir ticari şirketi kamuoyu nezdinde hedef göstermiş ve terörle yaftalamıştır. Bu açıkça ortaya koymaktadır ki Ana Muhalefet lideri en temel evrensel hukuk ilkelerinden nasibini almamıştır. Ana Muhalefet lideri, karşısına almış olduğu yapının bir siyasal parti değil, bir ticari şirket bulunduğunun bilincinde değildir. Bir şirket ve yöneticileri, Ana Muhalefet lideri tarafınca saldırıların hedefi haline getirilmiştir. Kendisinin bundan sonrasında da başka bir vatandaşı yada şirketi de en küçük bir dayanağı olmaksızın hedef haline getirmeyeceğinin garantisi var mıdır? Kılıçdaroğlu toplumun kalabalık bir kesimini siyaseten temsil ettiğinin ve bu kesimi toplumun başka bir kesimine karşı kışkırttığının bilincinde mıdır? Ana karşıcılık lideri, siyasal menfaatleri için herhangi bir hususi şirkete ve kişiye kara çalma atmaktan çekinmeyeceğini açık şekilde ortaya koymuştur.

“TAŞKINLIK YAPARAK ZORLA GİREMEZ”

  • Hiçbir Türk Vatandaşının evi yada işyeri, Ana Muhalefet Partisi liderinin taşkınlık yaparak zorla girebileceği bölgeler değildir. Şirketimize meydana gelen saldırılara karşı bugüne dek avukatlarımız tarafınca hukuki süreç kararlılıkla yürütülmekte ve bundan sonrasında da kararlılıkla yürütülecektir. Kamuoyunun bilgisine sunarız.

SADAT’IN HUKUK BİRİMİ: HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAK 

SADAT’ın bağlı olduğu hukuk birimi de Kılıçdaroğlu hakkında kabahat duyurusunda bulunulacağı ve tazminat davası açılacağı açıklandı.

Açıklamada özetle şunlar kaydedildi:

  • Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyetin müvekkilimiz SADAT Uluslar Arası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Beylikdüzü’ndeki merkezine gerçekleştirdiği hukuksuz baskını hayretle öğrendik. Bir ticari firmanın bir siyasal parti lideri ve milletvekilleri tarafınca basılması, Türk Siyasi Tarihi’ne kara kir olarak geçmiştir. Madem ki CHP Genel Başkanı’nın bu şekilde bir iddiası vardır o halde bu iddiasını kanıtlama yükü sırtına yüklenmiştir. Tüm bu hukuka aykırı eylemler sebebiyle tarafımızca Cumhuriyet Başsavcılığı’na kabahat duyurusunda bulunulacak ve hukuk mahkemelerinde tazminat davası açılacaktır.

Açıklamanın devamında ise şu şekilde denildi: 

  • Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyetin müvekkilimiz SADAT Uluslar Arası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Beylikdüzü’ndeki merkezine gerçekleştirdiği hukuksuz baskını hayretle öğrendik. Bir ticari firmanın bir siyasal parti lideri ve milletvekilleri tarafınca basılması, Türk Siyasi Tarihi’ne kara kir olarak geçmiştir. Müvekkilimiz adına hukuki girişimlerimizin yoğunlaştığı bir süreçte bu saldırının gerçekleşmesi manidardır. Bu saldırılar müvekkilimiz lehine oluşturulan derdest dava ve soruşturmaları etkilemeyi amaçlamakta ve bununla birlikte müvekkil şirketi saldırıların hedefi haline getirmektedir. Bir ana karşıcılık liderinin yargı üstünde kamuoyu baskısı oluşturmayı hedefleyen bir saldırıyı gerçekleştirmesi hazin bir durumdur. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu tarafınca müvekkil şirkete karşı açılmış tek bir dava bulunmamaktadır. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun müvekkil şirket yetkililerine yönelik gerçekleştirdiği herhangi bir kabahat duyurusu bulunmamaktadır. Ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi tarafınca, genel başkanlarının iddialarını destek sunar herhangi bir kanıt kamuoyu ile paylaşılamamıştır. Madem ki CHP Genel Başkanı’nın bu şekilde bir iddiası vardır o halde bu iddiasını kanıtlama yükü sırtına yüklenmiştir.
  • Bugün bir kalabalık tarafınca zorla girilmeye çalışılan yer bir mağaza ya da restoran değildir. Saldırıya maruz kalan müvekkil şirket merkezi, bir iş yeridir, bir emek harcama ofisidir. Dolayısıyla bu hücum TCK m.116/2 kapsamında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturmaktadır. Ayrıca müvekkil şirket iş yeri önünde meydana getirilen basın açıklaması TCK m.216 kapsamında kabahat teşkil etmektedir. Tüm bu hukuka aykırı eylemler sebebiyle tarafımızca Cumhuriyet Başsavcılığı’na kabahat duyurusunda bulunulacak ve hukuk mahkemelerinde tazminat davası açılacaktır.
  • Her ne kadar karalama kampanyalarına yönelik yargı nezdinde hukuki savaşım verilmekteyse de organize karalamalara Türkiye’nin en köklü partilerinden birinin genel başkanının şahsen dahil olmasından dolayı müvekkilimiz adına başlattığımız yargı süreçlerinin manipüle edilmesinden ve yargının baskı altına girmesinden duyduğumuz kaygı sebebiyle bu basın açıklamasını yapma zorunluluğu duyduk.

“ŞİRKETİN OFİSİNE ZORLA GİRMEYE ÇALIŞTI, HEDEF GÖSTERDİ”

  • İleri demokrasilerde bir ana karşıcılık liderinin ticari bir firmanın iş yerine zorla girmeye çalmış olduğu görülmez. Bu hücum ne sebeple gerçekleştirildi idrak etmek mümkün değil lakin internasyonal hukuk otoriteleri tarafınca şu şekilde yorumlanacaktır: Türkiye’de ana karşıcılık partisi lideri kanunlara uygun olarak kurulmuş ve saydam bir halde denetlenen bir ticari firmanın ofisine zorla girmeye çalışmış ve hiçbir delile dayanmaksızın bu şirketi terörle yaftalayarak kamuoyu nezdinde hedef göstermiştir.
Leave A Reply

Your email address will not be published.