MEB ile Teknopark İstanbul içinde Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü

0

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, eğitim verilen tüm alanlarda mesleki eğitimde üretim kapasitesinin devasa noktalara ulaştığını belirterek, 2021 yılını 1 milyar 161 milyon liralık gelirle tamamladıklarını, 2022 hedefininse 1,5 milyar lira bulunduğunu kaydetti.

Bakan Özer, Pendik’te Teknopark İstanbul AŞ ile Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü İmza Töreni’nde yapmış olduğu konuşmada, Türkiye’de meslek liselerinin senelerce fena bir duruma düşürüldüğünü, “Aradığım elemanı bulamıyorum” ve “Ne olacak bu meslek liselerinin hali?” şeklinde dile getirilen sürecin yanlış eğitim politikalar sonucu oluştuğunu söylemiş oldu.

Katsayı uygulamasının da bu yanlış eğitim politikalarından biri olduğuna işaret eden Özer, imam hatipler ile meslek liselerinin yükseköğretime erişimini engellemek için meydana getirilen müdahalenin maliyetini toplumun oldukca büyük bedellerle ödediğini beyan etti.

Milli Eğitim Bakanlığının da iş gücü piyasasının talebini karşılayamama, okullar içinde başarı farkı oluşması ve ortaöğretim sisteminin dengesini bulmamasının getirmiş olduğu maliyeti ödeyerek bu süreci geçirdiğini belirten Özer, 2012’de katsayı uygulamasının kaldırılmasının peşinden mesleki eğitimin güçlendirilmesi için oldukca büyük hamleler yapıldığını söyledi.

Türkiye’de {özel sektör}, mesleki eğitimi üstüne almadığı için değişik bir yaklaşımla iş gücü piyasasının temsilcilerinin tamamını eğitim süreçlerinin içine dahil ettiklerini dile getiren Özer, şu şekilde konuştu:

“Yani birlikte müfredatı güncelleyelim. İşletmedeki öğrencilerin beceri eğitimlerini, stajlarını birlikte planlayalım. Mesleki eğitimin kalitesinde kritik rol oynayan, öğretmenlerin kendisini güncellemeye imkan tanıyan işbaşı ve mesleki girişim eğitimlerini birlikte planlayalım. Tek bir isteğimiz var. O da istihdamda öncelik sağlansın. Bu yaklaşımın, aslında bu topraklarda iş gücü piyasasının yıllardan beri beklemiş olduğu yaklaşım olduğunu görmekten büyük mutluluk duyduk. Genelde Milli Eğitim Bakanlığıyla diyalog şu şekilde olmuş: Sektör bina yapıyor, sektör atölyeler yapıyor ama süreçlere katılamıyor. Süreçlere katılamazsa, müktesebatı taşıyamazsa, eğitimin kalitesinin artması mümkün değil. İşte bu adım, son 2-3 yıl içerisinde mesleki eğitimdeki ayağa kalkışın, memlekete tekrar umut oluşun ana başlangıç noktası.”

Bakan Özer, bu yaklaşımla ASELSAN Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’ni, Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi mesleki teknik Anadolu liselerini kurduklarını ve LGS’de yüzde 1’lik başarı diliminden talebe aldıklarını belirtti.

“Mesleki eğitimde sektörle iş birliği kısa sürede meyvelerini vermeye başladı”

İstanbul Sanayi Odası ve İstanbul Ticaret Odası’yla da oldukca değişik iş birliklerinin içine girdiklerini aktaran Özer, “Şu anda eğitim vermiş olduğumuz tüm mesleki eğitim alanlarında sektörün en güçlü temsilcileriyle iş birliği yapıyoruz. İş birliği yapmadığımız tek bir mesleki eğitim alanı yok. İşte bu birlikte olabilmek, tüm müktesebatı tek bir noktaya teksif edebilmek kısa sürede meyvelerini vermeye başladı.” dedi.

Akademik olarak başarı göstermiş öğrencileri adım adım mesleki eğitime kazandırdıktan sonrasında meslek liselerinin üretim kapasitesinin artmaya başladığını vurgulayan Özer, “Eğitim verilen tüm alanlarda, mesleki eğitimde üretim kapasitesi devasa noktalara ulaştı. 200 milyonluk (TL) gelirlerden şu anda 1 milyar 161 milyonluk (TL) gelirle 2021 yılını kapattık. 2022 yılındaki hedefimiz 1,5 milyar (TL). Yani şimdi, daha önceden ‘Ne olacak mesleki eğitimin hali?’ diyenler, ‘Ya durdurun artık, bu alanlara üretime girmesin.’ demeye başladı. O zaman doğru yoldayız.” değerlendirmesini yapmış oldu.

“Meslek liseleri 74 ürünün ticarileşmesini sağladı”

Milli Eğitim Bakanı Özer, inovasyon, dünyadaki üretim kapasitesinin değişik noktalara gitmesi, fikri mülkiyetin üretim kapasitesindeki yeri, patent, yararlı model, marka, tasarımın artık rekabet edilecek ülkelerin vazgeçilmezi olması, rekabetin fikri iyelik ve sınai haklarda düğümlenmesi şeklinde yeni yaklaşımlardan hareketle tüm bu tarz şeyleri mesleki eğitime adapte ettiklerini aktardı.

Bu kapsamda meslek liselerinde 50 Ar-Ge merkezi açtıklarını aktaran Özer, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Artık meslek lisesi öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz patent, faydalı model, marka, tasarım tescili almaya başladılar. Milli Eğitim Bakanlığının geçmişe dair verilerine baktığımız zaman yıllık 2,9 yani 3 ürünün tescilini aldığını görüyoruz. 2022 yılında Milli Eğitim Bakanlığının aldığı tescil sayısı 7 bin 538. Patent, faydalı model, marka, tasarım tescili… Hedefimiz 2022 yılında 7 bin 500’dü, onu aştık. 2022 yılındaki hedefimiz aslında bunun ticarileşmesiydi. Meslek liseleri bunu da sağladılar. 74 ürünün ticarileşmesini sağladılar. Artık meslek liseleri yurt dışına ihracat yapmaya başladı. Meslek liseleri, mahkum edildiği o sıkışık alandan, artık hiçbir öğrencinin tercih etmek istemediği ama zorunlu bir destinasyon olarak gittiği bir lise türünden, başarılı öğrencinin yerleşmek için yarıştığı bir lise türüne dönüştü.”

Meslek liselerinin, Kovid-19 sürecinde vatandaşın ihtiyacını karşılamak için maske, dezenfektan, maske makinesi, süratli antijen kiti, video laringoskop aleti ve solunum aleti üreterek, salgın sürecinin rahat atlatılmasında mühim bir fonksiyon üstlendiğine dikkati çeken Özer, “Mesleki eğitimi güçlendirirsek sadece iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu elemanı yetiştirmiş olmayız, aynı zamanda o üretim kapasitesini değişen koşullara her zaman adapte edebilme kapasitesine sahip oluruz.” dedi.

Enerji ve besin tedarik zincirlerindeki sıkıntıların tarımı ön plana çıkarmaya başladığına değinen Özer, bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanlığı ile iş birliğinde 123 mesleki teknik Anadolu lisesini ziraat alanında eğitim vermek ve üretim yapmak suretiyle seferber ettiklerini dile getirdi.

“Türkiye’de çırak ve kalfa sayısını 2022’in sonunda 1 milyona çıkartacağız”

Mesleki eğitimin yapıldığı ikinci bir alanın da mesleki eğitim merkezleri olduğuna işaret eden Özer, katsayı uygulamasından ilkin Türkiye’deki mesleki eğitim merkezlerinde 250 bin civarında çırak ve kalfa bulunduğunu, katsayı uygulamasından sonrasında bu sayının 74 bine düştüğünü altını çizdi.

Mesleki eğitim merkezlerini ayağa kaldırmak için lise mezuniyet belgesi hakkı verdiklerini, çeşitli iyileştirmeler yaptıklarını ve sadece sayıyı 159 bine çıkardıklarını belirten Özer, “Sonra dedik ki Türkiye’nin en büyük ihtiyacı olan yer burası. Bunun tüm Türkiye’de, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde çok yaygın bir şekilde karşılık bulması gerekiyor. Bu amaçla 25 Aralık 2021’de 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nda üç kritik değişiklik yaptık. İlk kez mesleki eğitim merkezleri hem işveren için hem de gençlerimiz için çok cazip bir mekanizmaya kavuşmuş oldu. 25 Aralık 2021’de Türkiye’de 159 bin çırak, kalfa vardı. Gelinen noktada bugün Türkiye’de 580 bin çırak, kalfa var.” diye konuştu.

Bu süreci yasal güvence altına aldıklarını, işverenlerin ve gençlerin bu sürece katılmak istediklerini aktaran Özer, şunları kaydetti:

“Çünkü mesleki eğitim merkezine katılan her öğrenci ayda asgari ücretin yüzde 30’u kadar yani 1700 TL devlet tarafından alıyor ki -bu daha önceden işveren tarafından veriliyordu- bunu devlet olarak üzerimize aldık. Kalfa, yine asgari ücretin yüzde 30’unu almaya devam ediyordu. Çırak kalfa sertifikasyonu farklı olduğuna göre alacağı ücretin de farklı olması gerekiyordu, yüzde 50’ye, 3 binin üzerine çıkardık. Gördük ki sahada ciddi bir karşılığı var. Cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu gibi bu sayıyı 2022’nin sonuna kadar 1 milyona çıkartacağız. Dolayısıyla bu ülkede artık ‘Aradığım elemanı, çırağı, kalfayı bulamıyorum.’ kim diyorsa yalan söylüyordur. Çünkü her türlü mekanizma, her türlü destek var.”

Türkiye’nin en oldukca sorun çekmiş olduğu konulardan birinin genç işsizlik oranları olduğuna dikkati çeken Özer, mesleki eğitim merkezlerinin genç işsizlik oranlarını düşüreceğini ve rasyonel iş gücü piyasasında karşılığı olan mekanizmayı sağladığını söylemiş oldu.

İmzalanan protokolle Teknopark İstanbul yerleşkesine mesleki eğitim merkezi kuracaklarını, burada bulunan tüm firmaların mesleki eğitim merkezi üstünden çırak ve kalfa ihtiyacını karşılayabileceğini bildiren Özer, bu mesleki eğitim merkezi üstünden Teknopark İstanbul’daki bir firmada çalışan çıraklara 1700 liranın yanı sıra yönetim tarafınca ilave 500 lira verileceğini belirtti.

Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Yerebakan da Teknopark İstanbul ve yerleşkede bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi hakkında data vererek, okulun LGS’de yüzde 1’lik dilimden talebe aldığını kaydetti.

Konuşmaların peşinden Bakan Özer ile Yerebakan, Teknopark İstanbul’da mesleki eğitim merkezinin kurulmasını sağlayacak Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü’nü imzaladı.

Marmara Üniversitesi Abdülkadir Meragi Güzel Sanatlar Lisesi talebe ve öğretmenlerinden oluşan orkestranın müzik dinletisi sunmuş olduğu programa, AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Boyraz ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ile öteki ilgililer katıldı.

ulusal eğitim bakanlığı İstanbul Türkiye Güncel Haberler

Leave A Reply

Your email address will not be published.