Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir: “Ardahan’dan Kimse Umudunu Kesmesin”

0

ÖZKAN KARAKAYA

Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, “Umudun şehri Ardahan‘da gelecek var. Lütfen hiç kimse bir metrekare arsasını satmasın, biz bir panel yaptık, ‘Küresel İklim Değişikliğinin Ardahan‘a Etkileri’ diye, Türkiye coğrafyasında en avantajlı yer 20 – 30 yıl sonra Ardahan olacak. Lütfen Ardahan’dan kimse umudunu kesmesin” dedi.

Ardahan Belediyesi olarak pandemi ve arkasından gelen ekonomik krizi dezavantajlı durumdan avantaja çevirdiklerini açıklayan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir Ardahan’da hayata geçirdikleri ve geçirmek istedikleri projeler hakkında data verdi.

“İLİMİZDE BUGÜN BİZ 400 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLADIK AMA HEDEFİMİZ BU SAYIYI BİNE ÇIKARTMAKTIR”

Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, şunları söylemiş oldu:

“Biliyorsunuz Ardahan’da sanayi yok denecek kadar yani kaşarcıların dışında yok denecek kadar az ama özellikle kadınlarımızın iş hayatına katılabilmeleri evlerine ekmek götürebilmeleri için tekstil sektörünün Ardahan’a gelmesine önderlik yaptık. Bugün 2 tane önemli tekstil fabrikamız hayatta, ikisi de yaklaşık 400 kişi istihdam ediyor. Yani 5 kişinin 10 kişinin bir arada çalışamadığı atölye bazındaki bir işletmenin bile olmadığı ilimizde bugün biz 400 kişiye istihdam sağladık ama hedefimiz bu sayıyı bine çıkartmaktır. Kent merkezinde ve ilçelerimizde asgari standartta iş arıyorum bulamıyorum diyen yurttaşlarımızın sıkıntılarını gidermektir.

“ÖDEDİĞİMİZ PARA 50 BİRİM İSE 350 BİRİME ÇIKTI”

Tabii ekonomik kriz hepimizi hala çok büyük ölçüde etkiliyor, özellikle enerji yani TEDAŞ ya da Aras akaryakıtta ödediğimiz para 50 birim ise 350 birime çıktı. Dolayısıyla gelirler bizde herhangi bir artma olmadı ama giderlerimiz de maaşlarımız da akaryakıt ve enerji giderimiz de gözle görülür değil, uçurum felaket derecesinde bir sıkıntıya girdik. Şehre yapacağımız yatırımları maalesef oraya veriyoruz. Çok şükür avantaja çevirdik kelimesinin altında aslında şu var çok somut; Yıllık bizim 2021 bütçemiz 38 milyon çünkü 22 bin 700 kişilik nüfuslu bir iliz. Türkiye’deki nüfusu en az olan dört beş ilden bir tanesiyiz. Bizim yıllık bütçemiz 38 milyon, dışarıdan yarattığımız katma değer ise 100 milyonun üzerindedir. Tekstil fabrikamız bunun içerisindedir buraya kazandırmıştır. Yaklaşık şehrin tüm ana arterlerinde tek seferde asfalt yaptık. Bugünkü maliyeti 20 – 25 milyon yapmaya kalksanız. Şimdi bir ay sonra hazır olacak. Mini bir tatil köyü yaptık Serhat Kalkınma Ajansı’nın yüzde elli desteği ile belediye katkısı ile bugün yapmaya kalksanız yirmi otuz milyon liradır. Şimdi Ardahan’ın önümüzdeki 50 yılına hizmet verecek ve yüzünü ağartacak bir kentte ilk geldiğinizde indiğiniz yer otogardır yani terminaldir. Onun da son rötuşları bitiyor yaklaşık bugünkü maliyeti yine 20-30 milyon civarındadır.

“KURA NEHRİ’NİN KENARINDA GEZEMEYE İNSANLAR KORKARDI”

Yanında hemen Serhat Kalkınma Ajansı ile yerel ürünler çarşısı yaptık onun da maliyeti ona yakındır. Sayamadığım rekreasyon alanlarını Sırrı Atalay rekreasyon alanımız ki, Kura Nehri’nin kenarında gezemeye insanlar korkardı. Bizden öncekiler üst tarafı yapmış onlara çok teşekkür ediyoruz. Nehrimizin kalenin altı kötüydü şimdi oraya bir yaşam alanı yapıp kafeleri ile restoranlarıyla güzel bir yaşam alanına çeviriyoruz.

“ÇOCUKLARIMIZIN GİTAR, PİYANO, BAĞLAMA, YABANCI DİL, DRAMA HER TÜRLÜ KURSA GİDEBİLECEKLERİ, KENDİLERİNİ SOSYALLEŞTİRECEKLERİ ALAN YAPIYORUZ”

Gelir gelmez ilk yaptığımız şey; bir kentin kendi kültürel envanteri olması lazım ve Nuri Vatan Kent Müzesi’ni oluşturmaya başladık eşyalarımız ve envanterlerimiz toplanıyor. İleride daha büyük Kent Müzesi oluşturacağız. Belediyemizin yazın ve özellikle de çocuklarımızın gelişmesi sosyolojik ve kültürel gelişmesi için bir Kültür Merkezi yapımı çalışmalarımız var. Kaynaklar arıyoruz, çocuklarımızın gitar, piyano, bağlama, yabancı dil, drama her türlü kurslara gidebilecekleri ve kendilerini sosyalleştirilecekleri bir alan yapıyoruz.

“HER ŞEYİ TAMAMLADIĞIMIZ HALDE BİR TÜRLÜ TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN BURANIN ONAYINI ALMIŞ DEĞİLİZ”

Kavurma tesisimizin ihalesi bitti, yakında montajları başlayacak. Bir üzüntümü sizlerle paylaşmak isterim. Bizden önce yapımı başlamış olan et kombinesi var biliyorsunuz kesimhanemiz, biz de bir sürü masraf ettik yarım kalmıştı, aldık. Tarım İl Müdürlüğü’nün onay vermesi lazım bir türlü açılışını yapamıyoruz şurası eksik burası eksik diye. Orada biraz geç ilerliyoruz yani bizde yarım kalan her şeyi bitirdik. Su arıtma üstüne kredi aldık 2,5 milyon, su arıtmayı bitirdik. Önümüzdeki otoparkı bu yazın tamamlayacağız. Her şeyi tamamladığımız halde bir türlü Tarım İl Müdürlüğü’nden buranın onayını almış değiliz.

Ağustos ayının 1. ya da 2. haftasında ilk yıl geldiğimizde yapmıştık Bal Festivali inşallah görkemli bir şekilde festivalimizi yapacağız. Çok şükür çok büyük bir ekonomik sıkıntımız yok ilk geldiğimiz 2-3 yıl baya sıkıntı yaşadık. Şimdi bütün dengeleri oturttuk biliyorum ve umuyorum ki dönem sonumuza kadar bu hizmetlerimizin 4-5 misli büyüklüğünde daha hizmetlerimiz planlarımız var.

“FİZİKİ ALTYAPIYA VE KÜLTÜREL TURİZM ALTYAPISINA ONDAN SONRADA EKONOMİK ALTYAPIYA ÖNEM VERECEĞİZ”

Güneş enerjisi ihale aşamasında, yeni hizmet binamız ihale aşamasında, otogarımızın arkasında tır parkı yanında Galericiler Sitesi onlar da hepsi planlanmış projelenmiş ama hepsine birden girersek sarmala gireriz diye bir kısmını önümüzdeki seneye sarkıtacağız. Diliyorum ve umuyorum ki Doğu Anadolu’da ve Türkiye’mizde şu Ardahan’ı görelim neymiş neresiymiş denecek kadar bir fiziki altyapıya ve kültürel turizm altyapısına ondan sonra da ekonomik altyapıya önem vereceğiz.

“SOKAKLARIMIZI ALTINLA DA KAPLASAK EKONOMİ OLMADIKTAN SONRA FAZLA BİR ANLAM İFADE ETMEYECEĞİNİ BİLİYORUZ”

Planlarımızdan bir tanesi yem fabrikası açmak daha sonra da bu kavurma tesisimizi gerçek bir et entegre tesisine çevirmek. Çünkü sokaklarımızı altına da kaplasak ekonomi olmadıktan sonra fazla bir anlam ifade etmeyeceğini biliyoruz. Fabrikamızın yüzde 85’i hayvancılıktır, onun için de hayvancılığın olduğu yerde yem tesisinin ucuza vatandaşa yem vermenin ot ve saman yani kaba yemi dışarıdan alıyorsa onu da yine tabii ki tüccarlara saygımız var ama tamamen onların inisiyatifine bırakmadan devlet olarak belediye olarak bizim vatandaşımıza dünyanın ve de Türkiye’nin neresinden ucuz yem bulunabilir nasıl temin edilebilir bakmak lazım. Bu yaz bu konuda Güneydoğu’ya kendim gideceğim, Ankara’ya, Trakya’ya gideceğim. Mutlaka daha ucuza temin etme yolları vardır diye düşünüyorum. Bu konu şehrimizin içindeki alt yapının dışında en fazla Ardahan’ı ilgilendiren konudur.

Bir an önce yemin bir standarta kavuşması için de Durançam Barajı’nın yani Kura-Master projesinin içindeki sulamaya yönelik tek baraj olan eski ismi Hımısker Göle’nin şimdiki ismi ile Durançam Barajı’nın bir an önce yapılması, Göle ve Ardahan Ovası’nda sulu tarıma geçilmesi lazım. Biz Ardahan’da yem fizibilitesi yaptırdık yem fabrikası fizibil midir, değil midir diye Serhat Kalkınma Ajansı’ndan 85 bin lira destek aldık yaptırdık.

“ARDAHAN OVALARININ TÜMÜNÜ SULU TARIMA VE OT YERİNE YEMDE KULLANACAĞIMIZ MISIR VE AYÇİÇEĞİNE AYIRMAK LAZIM”

Yaptırdığımız araştırmada diyor ki yemin hammaddesinin yüzde 65-75’i dışarıdan geliyor. Yüzde yetmişini dışarıdan aldığımız zaman artık burada bir fabrika kurmanın anlamı yok. O zaman hazır al daha iyi. Onun için yüzde 65/70’i de genelde mısır koçanı mısır ayçiçeği yani kaba yem dediğimiz onlar oluşturuyor. Onlara ulaşmanın yolu da sulu tarıma geçmek, sulu tarıma geçmenin yolu da Durançam Barajı’nı bir an önce inşa edip Ardahan ovalarının tümünü sulu tarıma ve ot yerine yemde kullanacağımız mısır ve ayçiçeğine ayırmak lazım.

“BİR AN ÖNCE SULU TARIMA GEÇİP YEMİN HAMMADDELERİNİN BİLEŞENLERİNİN TÜMÜNÜ ARDAHAN’DA ÜRETMEMİZ LAZIM”

O zaman yemin bileşenlerini arpa buğday yine kısmen var ama asıl büyüğünü oluşturan bunları Ardahan’da ürettiğimiz zaman yem fabrikası burada fizibil olacak o zaman da yem fabrikasını zaten biz kendi olanaklarımızla kuruyoruz ve vatandaşımız yazın meralarda yayladığı hayvanlarını eğer besiye koyabilirse katma değeri kendisi alacak ama besiye koyamadığı zaman yem pahalı o zaman besi yemi pahalı olduğu için sonbaharda elinden çıkarıyor. Ne yapıyor diğer batıdaki insanlar bunu? 3 ay besiye tutuyor. Burada 6 ay bizim emek verdiğimiz, doğururken de emek verdiğim bir tosunumuzdan ve düvemizden 1000 lira 2000 lira kar ediyorsak orası 10 bin lira 20 bin lira kar ediyor. Bunun önüne geçmenin yolu bizim, belediye başkanıyız sadece çöpü toplarız yolu süpürürüz demek değil. Halk bizi kanaat önderi olarak da görüyor o yüzden bizim bir an önce sulu tarıma geçip yemin hammaddelerinin bileşenlerinin tümünü Ardahan’da üretmemiz lazım. Yem fabrikası kurduktan sonra da sonbaharda vatandaş katma değerini başkalarına kaptırmamalı ürettiği hayvanının katma değerini.

“ARDAHAN’DA HAYVAN YETİŞTİRİLİYORSA YEM FABRİKASI OLACAK”

Yani düşünün Antalya’da portakal üretiyorsa portakal fabrikası var. Rize’de çay üretiyorsa çay fabrikası var. Zonguldak’ta kömür üretiyorsa kömür işleme tesisleri var. Ardahan’da hayvan yetiştiriliyorsa yem fabrikası olacak. Üretilen hayvanların katma değeri, ayağı, tırnağı, derisi, başı, karkas değil de işlenmiş et olarak satıldığı zaman vatandaş daha fazla hayvancılık yapacak. Bizim 20 yıl önceki projemizdi. Milletvekilliğimizdeki projemizdi. İnşallah biraz daha Belediyemizin olanaklarını toparlayıp Merkezi Hükümet de Durançam Barajını yaparsa Ardahan’da geçim sıkıntısı çekilmeyecek.

“LÜTFEN HİÇ KİMSE BİR METREKARE ARSASINI SATMASIN”

Bu ilin 6 ayı kış, 6 ayı yaz, kışın boş duran bir il olamaz. O zaman kışa göre buraya hazırlayacağız. Kayak Merkezimizi ona göre düzenleyeceğiz. Çıldır Gölümüzü ona göre düzenleyeceğiz Kura Vadimizi ona göre düzenleyeceğiz. Yani buraya insanların gelebilmesi için bir cazibe merkezi oluşturacağız ki vatandaşta gelsin. Onun için Ardahan’ın insanlara çile gibi çöken aslında beyaz kar ama bir karabulut gibi çöken karı yine dezavantajdan Ardahan’ının avantajına çevirmeliyiz. Çünkü siz isteseniz de Antalya’da Adana’da kışın bu karı bulamazsınız. Bundan da yararlanmak lazım. Bunun içinde kışın kış turizmini hazırlayacağız. Ardahan’da yapacak çok iş var, inşallah el birliğiyle umutları da yeşerteceğiz. Biz onun için sloganda koyduk; ‘Umudun şehri Ardahan’, Ardahan’da gelecek var. Lütfen hiç kimse bir metrekare arsasını satmasın, biz bir panel yaptık, Küresel iklim değişikliğinin Ardahan’a etkileri diye, Türkiye coğrafyasında en avantajlı yer 20 – 30 yıl sonra Ardahan olacak. Lütfen Ardahan’dan kimse umudunu kesmesin.”

ANKA / Yerel

Faruk Demir Türkiye Ardahan Yerel Haberler

Leave A Reply

Your email address will not be published.